Devre Mülk

Termal sahtekarlarına dikkat!

Alışveriş merkezlerinde anket yaptıkları gerekçesiyle vatandaşı kandıran şirket yetkilileri, daha sonra toplantı yaparak vatandaşa dayatma yoluyla devremülk satıyor.



Bazı büyük alışveriş merkezlerinde oluşturdukları stantlarda vatandaşın termal turizme olan ilgisini ölçmek için anket düzenlediklerini belirten devremülk firmaları, vatandaşın iletişim bilgilerini aldıktan sonra 'şanslı 20 kişi arasına girdiniz' diyerek vatandaşı ödülünü almak üzere bir otele davet ediyor. Aynı şekilde kandırdıkları vatandaşları bir konferans salonunda toplayan devremülkçüler, yoğun bir propaganda ve psikolojik baskı kurarak vatandaşın devremülk sözleşmesine imza atmasını sağlıyor. Vatandaş bulunduğu ortamda psikolojik baskının da etkisiyle neye imza attığını bilmiyor fakat kısa bir süre sonra ne kadar büyük bir meblağın altına imza attığını fark ediyor. Vatandaş itiraz etse, vazgeçtiğini söylese de iş işten geçmiş oluyor. Tüketiciler Birliği ise böyle bir durumla karşı karşıya kalanların Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmaları gerektiğini, yapılan sözleşmenin ancak bu şekilde iptalinin mümkün olduğunu ve verilen peşinatın da geri alınabileceğini ifade ediyor.

BİR ŞEKİLDE KANDIRMAYI BAŞARIYORLAR

Aralık ayında eşinin bir alışveriş merkezinde stant kuran bir şirket tarafından yaptıkları bir anketi doldurmak için çağırıldığını belirten Hikmet Kayabaşı, “Eşime, anket çalışmasının ardından bir çekiliş yapacaklarını ve şanslı 20 aileyi tatile götüreceklerini söylemişler. Birkaç gün sonra bizi aradılar ve çekilişi kazanan 20 aile arasında olduğumuzu belirterek, bizi hediyeleri takdim edeceklerini söyledikleri bir otele davet ettiler. Biz de ailecek, belirtilen tarihte söylenen otele gittik. İlk önce iyi bir karşılama yaptılar. Sonrasında ise çok sesli, gürültülü, müzikli bir ortama aldılar. Biz hala hediyemizin verilmesini bekliyorduk. 3 saat kadar tanıtım yaptıktan sonra tek tek isimleri anons ederek devremülk tatil sözleşmesine çağırdılar. Biz daha ne olup bittiğini anlamadan yanımıza müdür diye tabir ettikleri kişiler yaklaştı. Bize de sözleşme imzalatmak istediler. Masadan 3 defa kalkacak olduk, tekrar oturtup yeni yeni teklifler sundular. En sonunda sözleşmeyi imzaladık. Bir miktar da peşinat verdik. Daha sonra internette biraz araştırma yaptım. Ne söyledikleri, ne de sözleşmedeki maddeler doğruydu. Bunun üzerine bize verilen telefonlardan firmaya ulaşmaya çalıştım. Kimse cevap vermeyince bir oyun içerisinde olduğumu anladım. Bunun üzerine hemen notere gidip kanunda belirtilen süre içerisinde cayma ihtarı çektim. Bir süre daha telefonla ulaşmaya çalıştım. Daha sonra noter tebligatı ellerine ulaşmış olacak ki beni arayıp ikna etmeye çalıştılar. Verdiğim peşinatı ve senetlerimi geri istedim. Aradan 20 gün geçti, ne senet var ne de peşinat. Tüketici Mahkemesi'ne başvurup hakkımı aramaya karar verdim. Ancak şu an mağdur olan insanların sayısını tahmin edemezsiniz” ifadelerini kullandı.

YÜKSEK GELİRLİ AİLELER HEDEFTE

Şehrin kalabalık yerlerinde stant açarak anket çalışması adı altında ailelerin gelir düzeyini öğrenen sözde turizm firması yetkililerinin daha sonra yüksek gelirli aileleri arayarak ücretsiz tatil için çağırdıklarını belirten Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, “Ailenin ekonomik durumu belirli bir seviyenin üzerindeyse o aileyi ücretsiz tatil yapmaya çağırıyorlar. Burada amaçları, devremülk sözleşmesi imzalatmak” diye konuştu. Firmanın yaptığının ticari faaliyet kapsamına girdiğini ve bu nedenle herhangi bir yaptırım uygulanamadığını dile getiren Mustafa Dinç, “İmzalattıkları meblağlar çok yüksek oluyor. 50 bin liraya varan fiyatlarla devremülk satıyorlar. Tüketici, hakkını aramaya başladığında ise 'yüzde 25'ini ver de iptal edelim' diyorlar. Vatandaş bunlara tamah etmemeli. Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurulduğu zaman ödenen bedeller de yapılan sözleşme ve senetler de geri alınabilir” dedi.

KANUNLA BİRLİKTE TAKTİK DE DEĞİŞTİ

2003 yılında tüketicileri ilgilendiren kanun maddesinde yapılan değişiklikte, “Yerinde incelemeden devremülke imza attırılamaz, attırılsa dahi hak talep edilemez” maddesi getirildiğini, bununla birlikte tüketiciyi kandıranların da taktik değişikliğine gittiklerini dile getiren Mustafa Dinç, işi sahtekarlık olanın bir şekilde çıkış yolu bulduğunu ifade etti. Dinç, “Vatandaşı ücretsiz olarak tatil köyüne götürüp getireceklerini söylüyorlar ki, öyle de yapıyorlar. Konya’dan belirli periyodlarla otobüsler dolusu vatandaşı belirli termal tatil merkezlerine götürüyorlar. Burada anlaştıkları bir tatil merkezinde sadece birkaç saat bekletiyor, toplantı yapıyorlar. Tatil merkezini belki de hiç görmüyorlar. Fakat uygulanan psikilojik baskı nedeniyle, ‘Artık bitse de gitsem düşüncesi, imzayı at kurtul’ havası oluşturuluyor. Tüketici de içinde bulunduğu psikolojik baskıdan kurtulmak için imza atıyor” ifadelerini kullandı.

merhabahaber.com


18.01.2013